Demirtaş: Toplumsal Destek Olmayan Çözüm Kalıcı Olmaz
Eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, 'Terörsüz Türkiye' süreci olarak adlandırdığı sürece ilişkin açıklamalarda bulundu. Demirtaş, toplumsal desteği olmayan bir çözümün kalıcı olamayacağını vurgularken, sürecin başarısı için ortak güvenin yeniden inşasının önemine dikkat çekti.
30 Saniyelik Net Özet
Olgusal & Tık Tuzaksız Haber Analizi"Selahattin Demirtaş: Toplumsal desteği güçlendirmeyen bir çözümün kalıcı olması güçtür"
- Demirtaş, toplumsal desteği güçlendirmeyen bir çözümün kalıcı olmasının zor olduğunu belirtti.
- Sürecin en önemli ihtiyaçlarından birinin ortak güvenin yeniden inşası olduğunu ifade etti.
- Geçmiş deneyimlerin yarattığı güvensizliğin iyi niyet çağrılarıyla aşılamayacağını söyledi.
Yasal Uyarı: Bu sayfada yer alan analiz ve hap bilgiler yatırım tavsiyesi niteliğinde olmayıp genel bilgilendirme amaçlıdır.

Eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, 'Terörsüz Türkiye' süreci olarak adlandırdığı sürece dair açıklamalarda bulundu. Demirtaş, sürecin en önemli ihtiyaçlarından birinin ortak güvenin yeniden inşası olduğunu belirterek, geçmiş deneyimlerin, yerine getirilmeyen sözlerin ve yaşanan ağır kırılmaların yarattığı güvensizliğin yalnızca iyi niyet çağrılarıyla aşılamayacağını ifade etti.
Demirtaş, sosyal medya hesabından yaptığı yazılı açıklamada, toplumsal desteği güçlendirmeyen bir çözümün kalıcı olmasının güç olduğunu vurguladı. Çatışma çözümleri ve silahsızlanma süreçlerinin zorluğunu ve her aşamanın kendine özgü handikapları ile fırsatları olduğunu belirten Demirtaş, süreçte rol alan tüm aktörlerin zorlukları aşmak için güçlü iş birlikleri geliştirmesi ve fırsatları ortak kazanımlara dönüştürebilecek kapasitelerini harekete geçirmesi gerektiğini söyledi.
Sürecin başarısına inanmayan çevrelerin ipe un sermeye devam ettiğini, geçmiş deneyimlerin yarattığı güvensizlik nedeniyle sürece ihtiyatla yaklaşan kesimlerin de bulunduğunu aktaran Demirtaş, tıkanmaların önemli nedenlerinden birinin değişimi ilerletme iradesiyle değişime direnen anlayışların sürekli karşı karşıya gelmesi olduğunu dile getirdi. İlkeli ve meşru siyasetin reel politikayı görmezden gelme saflığına düşmemesi gerektiğini belirten Demirtaş, Abdullah Öcalan'ın önderlik tarzında fark yaratanın bu dengeleri iyi görmesi, cesurca hamleler yaparak siyaset zeminini koruması olduğunu ifade etti.
Demirtaş, Abdullah Öcalan'ın silahlı mücadelenin zamana yenildiğinin farkında olduğunu ve örgütü ile devleti aynı anda değişime davet ederek yeni bir siyasi zeminin oluşmasına çalıştığını belirtti. Değişim ihtiyacının tüm aktörler için geçerli olduğunu ancak sorumlulukların konuma ve imkanlara göre farklılaştığını vurgulayan Demirtaş, devletin demokratikleşme, hukuki güvenceleri oluşturma ve özgürlükleri açma sorumluluğu ile örgütün silahsızlanmayı ilerletme sorumluluğunun birbirinin yerine geçemeyeceğini söyledi.
Çözüme giden yolun tek bir anahtarla aşılamayacağını, her aktörün elinde farklı kapıları açabilecek anahtarlar olduğunu belirten Demirtaş, herkesin kendi anahtarını kullanarak ortak yolun önünü açması gerektiğini ifade etti. Böylece tıkanıklıkların aşılabileceğini, fırsatların ortak kazanımlara dönüştürülebileceğini, siyaset kurumunun güçlenirken demokratikleşme, özgürlükler ve refahın önünün açılabileceğini söyledi. Bütün bunların gerçekleşebilmesi için sürecin en önemli ihtiyaçlarından birinin ortak güvenin yeniden inşası olduğunu yineleyen Demirtaş, geçmiş deneyimlerin yarattığı güvensizliğin yalnızca iyi niyet çağrılarıyla aşılamayacağını, sürece katılan herkesin güveni birlikte üretecek koşulların oluşmasına katkıda bulunması gerektiğini belirtti.
İlgili Haberler

Eskişehir Şehir Hastanesinde organ bağışı farkındalık etkinliği düzenlendi
13 dk önce
Bakan Memişoğlu'ndan organ bağışı çağrısı: 32 bin kişi umut bekliyor
38 dk önce
Elazığ Ağın'da Tarım ve Orman Müdürlüğü ekipleri aşılama ve kayıt yapıyor
39 dk önce