Piyasa
BIST 1009.142,50+1.24%
USD/TRY34,28+0.15%
EUR/TRY37,42-0.08%
Gram Altın2.925 TL+0.85%
Çeyrek Altın4.780 TL+0.75%
Bitcoin$68.450+2.10%
gundemDün0 Okunma

Türkiye'den Almanya'ya Göçün Yarım Asırlık Tarihi ve Yeni Dalga Göçmenler

Türkiye'den Almanya'ya göçün 65 yıllık tarihi, ilk işçi göçlerinden günümüzdeki 'Yeni Dalga' olarak adlandırılan iyi eğitimli profesyonel göçüne kadar farklı dönemleri kapsıyor. Göçün temelinde yatan 'yokluk' ve 'mecburiyet' kavramları, kuşaklar arası farklılıklara rağmen ortak bir payda olarak öne çıkıyor.

30 Saniyelik Net Özet

Olgusal & Tık Tuzaksız Haber Analizi
Doğrulanmış
Kaynaktaki Orijinal Başlık:

"“Gurbeti ben mi yarattım?”"

  • Türkiye ve Almanya arasındaki ilk kitlesel emek göçü düzenlemesi 65 yıl önce, 30 Ekim 1961'de imzalandı.
  • 2010 sonrası dönemde, 'Yeni Dalga' olarak adlandırılan iyi eğitimli ve profesyonel meslek sahibi bireylerin Türkiye'den yurt dışına göçünde artış gözlemleniyor.
  • Göç araştırmacıları, göçün temel nedenleri arasında 'yokluk' ve 'mecburiyet' kavramlarının hem eski hem de yeni kuşak göçmenler için ortak bir tema olduğunu belirtiyor.
İki aşamalı bağımsız model ve kanıt kontrolü ile teyit edilmiştir.Okuma Süresi: ~30 saniye

Yasal Uyarı: Bu sayfada yer alan analiz ve hap bilgiler yatırım tavsiyesi niteliğinde olmayıp genel bilgilendirme amaçlıdır.

Bu Haberi Paylaş:
Türkiye'den Almanya'ya Göçün Yarım Asırlık Tarihi ve Yeni Dalga Göçmenler

Türkiye’den Almanya’ya göçün yarım yüzyılı aşan uzun bir tarihi bulunmaktadır. İki ülke arasındaki ilk kitlesel emek göçü düzenlemesi, 65 yıl önce, 30 Ekim 1961 tarihinde imzalanmıştır. Bu sözleşme kapsamında başlayan göç hareketi, zamanla farklı dönemlerde farklı nedenlerle devam etmiştir. 1970'lerde işçi aileleri, 1980'lerde 12 Eylül askeri darbesi ve 1990'larda Kürt Sorunu kaynaklı kitlesel göçler yaşanmıştır. İlk kuşaklar gittikleri yerlerde kök salmış, çocukları orada doğup büyüyerek yeni kuşaklar oluşturmuştur.

Günümüzde ise “Yeni Dalga” olarak adlandırılan bir göç hareketinden bahsedilmektedir. Özellikle 2010 sonrasında, dikkat çekici sayıda iyi eğitimli ve profesyonel meslek sahibi birey Türkiye’den ayrılarak yurt dışına göç etmektedir. Doktorlar, mühendisler, akademisyenler, avukatlar, sanatçılar ve sağlık çalışanları bu grubun önde gelen meslek grupları arasındadır. Göç araştırmacıları, “İnsanlar neden göçer?” sorusunun artık yetersiz olduğunu, her göç hikâyesinin kendine özgü nedenleri olduğunu ancak ortak noktaların da bulunduğunu belirtmektedir. Halk ozanı Muhlis Akarsu’nun “Gurbeti ben mi yarattım?” sorusuna verdiği “Yokluk beni mecbur etti” yanıtı, hem eski hem de yeni kuşak Türkiye kökenli göçmenlerin hikâyelerindeki önemli ortaklıklardan biri olarak vurgulanmaktadır. Buradaki “yokluk” ve “mecburiyet” kavramları, zamana ve toplumsal koşullara göre farklılaşsa da, göçün temel motivasyonlarından biri olmaya devam etmektedir.

Makalede, farklı kuşaklardan göçmenlerin sosyal medyada sıklıkla çatışma ve karşıtlık halinde anılmasına rağmen, farklı toplumsal koşullarda göçe yönelen farklı sınıf konumlarından insanların ortak hikâyesine odaklanılmaktadır. Yazar, kendi ailesinden bir örnekle bu durumu açıklamaktadır: 50 yılı aşkın bir süre önce işçi olarak Almanya’ya göç eden teyzesi ile kendisinin 50 yıl sonra doktora yapmak ve yaşamak niyetiyle Almanya’ya göç etmesi arasındaki benzerlikler ve farklılıklar ele alınmaktadır. Teyzesinin Anadolu kırsalında doğup ilkokulu bitiremeden fabrikalarda çalışmaya başlaması ve yazarın kentte doğup üniversite mezunu olarak akademik kariyer yapması, Türkiye’nin 1950’li yıllardan itibaren yaşadığı toplumsal değişimi ve farklı kuşakları gurbete mecbur eden koşulları yansıtmaktadır. Makineleşmeye bağlı olarak yoksullaşan tarım emekçilerinin kente göçü, işçileşmeleri ve devamında yurt dışına göçleri, bu sürecin önemli bir parçasıdır.

Bu Haberi Paylaş:
Kaynak:bianet